İngiltere’de yüksek lisans yaptığı üniversitede terörizmle ilgili kitap okuduğu için “terörist” olmakla suçlanan Müslüman öğrenci Muhammed Umar Faruk, “Terör uzmanıyken, terörist olmakla suçlandım. Bu, her Müslümanın başına gelebilir” dedi.

Faruk, Staffordshire Üniversitesi’nde terörizm, suç ve küresel güvenlik üzerine yüksek lisans yaparken yaşadıklarını AA’ya anlattı.

33 yaşındaki Faruk, üniversitenin kütüphanesinden aldığı, derslerde okuması için önerilen John Horgan ve Kurt Braddock imzalı “Terör Çalışmaları” başlıklı kitabını okurken iki kadının yaklaşarak kendisine DAEŞ, eşcinsellik, El Kaide gibi konulardaki görüşlerini sorduğunu aktardı. Bu yıl mart ayında gerçekleşen olayla ilgili, “Okulun bana çalışmalarım için önerdiği kitapları okuduğum için soruşturuldum. Terör uzmanı benken, terörist olmakla suçlandım” diyen Faruk, üniversitenin özür dilemesine karşı çalışmalarına ara verme kararı verdi.

Kadınların yanından ayrılmasından sonra kütüphanedeki güvenlik görevlisinin okuduğu kitap dolasıyla “terörist” olmasından şüphe edildiğini kendisine anlattığını kaydeden Faruk, şöyle konuştu:

“Üniversite benden özür diledi ama neden böyle bir şey yapıldığına açıklık getirmedi. Yüksek lisansıma devam edip etmemeye henüz karar vermedim. Tahmin edebileceğiniz gibi bu olay beni oldukça etkiledi. Üniversitenin benimle konuşup, güvenimi kazanıp, rahatlatması gerekir. Çünkü bu üniversitede gerekirse doktora çalışmalarına devam etmek istiyordum. Çalışmalarımla ilgili bir kitap okuduğum için haberim olmadan polisin şüpheli listesine bile girebilirdim. Bu her Müslümanın başına gelebilir, buna karşı birşey yapmam gerektiğini düşündüm ve başımdan geçenleri kamuoyuyla paylaştım.”

– “Strateji yeniden düşünülmeli”

Manchester şehri yakınlarındaki Stoke on Trent şehrinde, yaklaşık 20 bin öğrencisi bulunan Staffordshire Üniversitesi, Muhammed Umar Faruk’un şikayeti üzerine başlattığı soruşturmanın ardından haziran ayında kendisine bir özür mektubu gönderdi. Üniversite, konunun İngiliz hükümetinin radikalleşmeyi önlemeyi amaçlayan “Prevent” stratejisi kapsamında yapılmış olabileceğini savunuyor.

Faruk, bu stratejinin işe yaramadığı ve yeniden düşünülmesi gerektiğini belirtirken, yaşanan olay İngiliz hükümetinin üniversitelerin işbirliği yapmasını istediği yeni aşırılıkla mücadele stratejisinin de tartışılmasına neden oluyor.

İngiliz hükümeti son dönemde, “radikalleşmeyi önleme politikası” çerçevesinde üniversitelerden, şüphelendikleri öğrencileri ihbar etmelerini istiyor. Haksız suçlamalara neden olacağı gerekçesiyle eleştirilen bu politikayla, kişilerin terörist olmalarının ya da terörizmi desteklemelerinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.

– Müslümanlar mercek altında

Hükümet yıllık 40 milyon sterlinlik bütçesi olan “Prevent” stratejisinin sadece İslamiyetle bağlantılı değil, tüm terörizm çeşitleriyle mücadele için oluşturulduğunu savunsa da Birleşik Krallık’ta daha çok Müslümanların bu stratejiyle mercek altına alındığı biliniyor.

Diğer yandan terörle mücadele mağdurlarıyla ilgili çalışmalar yürüten “CAGE” adlı kuruluş, Faruk’un yaşadığı olaya benzer olaylarla sıkça karşılaştıklarını açıkladı. CAGE iletişim sorumlusu İbrahim Mahmud, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Faruk’un yaşadığı, hükümetin bu stratejisi akademik özgürlük ortamının ihlalini ortaya koymaktadır. Müslümanlar, toplum için tehdit oluşturmayan siyasi ya da dini görüşlerinden dolayı bu strateji kapsamında incelenmektedir” dedi.

Hükümetin çeşitli kamu kuruluşlarına ya da üniversitelere sadece iki saatlik eğitimden geçirdiği 300 binden fazla kamu görevlisi yerleştirdiğini vurgulayan Mahmud, bu kişilerden, aldıkları kısıtlı eğitimle radikalleşmeyi tespit etmelerinin istendiğini ifade etti.

Birleşik Krallık’ta yaşayan yaklaşık 3 milyon Müslüman, ülke nüfusunun yüzde 5’ini oluşturuyor.